Ebru Gündeş’in sitemize gönderdiği yazılı açıklamasını aynen yayınlıyoruz.
"Sn. Sezen Aksu'dan, Orhan Gencebay'dan, Selami Şahin'den, Selçuk Tekay'dan, Müslüm Gürses'ten, İbrahim Tatlıses'ten, Yıldız Tilbe'den, Gönül Şen'den, Aşkın Tuna'dan, Feyyaz Kuruş'tan, Altan Çetin'den, Bülent Özdemir'den, Burçin Birben'den, Sinan Akçıl'dan, Hakkı Yalçın'dan, Burhan Bayer'den, Yılmaz Tatlıses'ten, Günay Çoban'dan, Ersay Üner'den, Evrim Dökme'den,Sinan Özşeker'den, yüreklerini ve emeklerini döktükleri şarkılarına; ucuz, kolay ve tatsız tuzsuz gibi çirkin yakıştırmalar kullanılarak hakaret edilmesine vesile olduğum için sonsuz kere özür diliyorum.
Sn. Nur Yerlitaş'tan ve günlerce uykusuz kalıp elbisemi yetiştiren emektarlarından, tek yürek olup büyük bir heyecanla beni sahneye hazırlayan ekibimden, aylarca konserin kusursuz geçmesi için çalışan Hitt Müzik ailesinden ve o gece için orada ter döken yüzlerce emekçiden; işinize ve emeğinize yapılan saygısızlık için özür diliyorum.
Ve daha önemlisi; yüreğinde sevgi taşımayan insanların anlamayacağı bir gönülle bana bağlı hayranlarımdan; "paralı asker" diye adlandırıldığınız için, gencecik ve tertemiz yüreğinizi paylaştığınız gecenize, duygularınızı dile getirdiğiniz pankartınıza sürülen leke için binlerce kez özür diliyorum.
Ve Sn. Hıncal Uluç; süslü ya da doğru cümleler kurabilen biri ya da bir yazar değilim, sadece yazınızı okuduğumda bana yaşattığınız duyguları elimden geldiğince ve hayatımda ilk defa dile getirmek zorunda hissettim, "bu kadarı da olmaz" diyerek...
Beni her türlü eleştirebilirsiniz, kıyafetimi beğenmeyebilirsiniz, repertuarım geçen seneki gibi size hitap etmeyebilir (ki siz zaten herhalde benim Tsm albümüm olmadığını sayın Abacı ile o konseptte seslendirdiğim şarkıları da popçu arkadaşım Serdar Ortaç'la verdiğim konserde söyleyebileceğimizi umut ederek konsere geldiğinizi sanmıyorum!), saçım makyajım tarzınız olmayabilir, hiçbir şeyimi beğenmeyebilir, beni sevmeyebilirsiniz de; sonuna kadar saygı duyarım. Ben zaten Hıncal Uluç'un sevdiği şarkılarla ya da beğendiği kıyafetlerle Ebru Gündeş olmadım!
Ama hiçbirine "ucuz" diyemezsiniz! Hele ki 7 tane Sezen Aksu şarkısıyla başlayıp Orhan Gencebay, Selami Şahin gibi yukarıda saydığım dev isimlerin parçalarıyla devam ettiğim repertuarım için "ucuz" kelimesini kullanmanızı büyük bir talihsizlik olarak görüyorum. Bu şarkılara ucuz ve kolay demek bana, hatta yaratıcılarına değil; Türk Halkı'na hakarettir. Ne yaşanmışlıklar var o şarkılarda bilir misiniz?!
Dediğiniz gibi ben kenar mahalle çocuklarına hitap ediyor olabilirim, bundan siz rahatsız olabilirsiniz ama ben gurur duyuyorum; çünkü ben de oradan geldim ve biz kenar mahalle kızları sizin o ucuz dediğiniz S. Aksu, O. Gencebay, M.Gürses, İ. Tatlıses şarkılarıyla büyüdük, hayata bağlandık, güldük, ağladık. Bunlar sizin anlayamayacağınız şeyler belki ama ben bugün sahnemde o şarkıları okuyabildiğim için ne kadar şanslı olduğumu düşünüp kendimle daha da gurur duyuyorum. Ve bu büyük yüreklerden ve seslerden çıkan büyük şarkılara "ucuz, kolay, tatsız tuzsuz" diyebilecek kadar duygusuz ve saygısız olduğunuza inanmak istemediğim gibi, sadece bir kıyafeti beğenmediğiniz için o kıyafete zaman ve emek veren, alın teri döken insanları bu derece aşağılayabilecek kadar vicdansız olduğunuza da inanmak istemiyorum.
Dün Urfa'dan geldim. Türkiye'nin hemen hemen her yerini gördüm diyebilirim ve anladığım kadarıyla bu size nasip olan bir şey değil. Eğer olsaydı zaten o kolay şarkıları seven Türk insanını -yani bizleri- anlama olasılığınız daha fazla olurdu. Hiç tanımadığımız, kendi kanımızdan canımızdan olmayan insanların o repertuardaki şarkıların sahiplerine, bize nasıl bir sevgi beslediğine inanamazsınız. O "ucuz" şarkılarla motive olup hayatı nasıl göğüslediklerini anlattıklarında, eğer biraz duygunuz varsa, göz yaşlarınızı tutamazsınız. Onlara parayla hiçbir şey yaptıramazsınız Hıncal Bey! Sizin etrafınızda maddiyata dayalı sevgi gösterileri yapan insanlar olabilir ve o yüzden bu kadar acımasız olmuş olabilirsiniz ama Trabzondan, Manisa'dan, Urfa'dan, Adana'dan, İzmir'den gelmiş o çocuklar heyecandan, kaç gece uyumuyorlar biliyor musunuz? O pankartı hazırlamak, o konsere gelmek için nasıl harçlıklarını biriktirip emek veriyorlar? Tek istedikleri; benimle hep beraber bir yürekten kendilerince onca anıyı paylaştıkları şarkıları söylemek. O çocuklara parayla bunları yaptırabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Siz beni sevmiyorsunuz; paramla sevginizi satın alabilir miyim hiç Hıncal Bey?!
İki günde 11.000 kişi evinden, işinden çıkıp bilet satın alıp o konserlere geldi, bunu sevgi ve paylaşma duygusu hariç ne yaptırabilir söyler misiniz? Binlerce teşekkür ve tebrik maili aldım; hem de bedava… Onlarla paylaştığımız şeylere siz dahil olamadınız diye ucuz dememelisiniz bence.
Bu kadarı da olmamalı değil mi? Arkamızda emek veren ve ekmek yiyen yüzlerce insanımız var. Biraz, o kalemleri oynatırken yüreğe, emeğe saygı ve iyi niyet lütfen. Biz de insanız, duygu işi yapıyoruz ve biz de birilerinin evladı, kardeşi, arkadaşıyız. Hepimizin canı acıyor. Asıl, yapılan işleri, verilen emekleri, katılan duyguları harcamak bu kadar "kolay ve ucuz" olmamalı! Çünkü bunun mevsimi yok. Kaç mevsim geçti bir Sezen Aksu, bir Orhan Gencebay, bir İbrahim Tatlıses ve maalesef ki bir Ebru Gündeş bile bir daha gelmedi. Oysa ki bu arada kimler geldi kimler geçti… "
SAYGILARIMLA
EBRU GÜNDEŞ |