İşte Işıklar’ın Hülya ile ilgili yazısı;
Hep söyledim, söylemeye devam ediyorum. Türk kadınlarının büyük bir bölümü Hülya Avşar'a hayran, onun yolunda yürüyor, onun gibi güçlü kadın olmak istiyor. Yani potansiyel Hülya Avşar. Artist veya şarkıcı olmak istiyor demiyorum haaaa... Erkeklerin çok beğendiği, peşinden koştuğu paralı, şöhretli, istediğini söyleyen, giyen ve yapan bir kadın olarak...
Erkeğini o seçecek. Kimse onu elde edemeyecek. Ama o isterse, en kralını iki dakikada tutsak edecek. Son kullanma tarihi gelince de kapının önündeki çöp kutusuna yavaşça bırakacak.
Hiçbir zaman tek erkeğin sevgisi, beğenmesi yetmeyecek. Binlerce, milyonlarca erkeğin rüyasına girmek isteyecek. Erkeklerin rüyalarında onu görmesini düşünerek ayrı bir keyif alacak ve rahat uyuyacak!...Hep akıllarda olduğunu bilecek. Yani hep popüler. Aldatan kocasını herkesin tersi şutlamayacak.
Kim ne derse desin iplemeyecek, show ile affedecek. Böylece tüm erkeklerden ayrı bir intikam alacak. Veya erkeklerle dalga geçecek. Tabii başka istekler de (çok özel) var da yazmak istemiyorum. Onlar rahmetli Duygu Asena'dan gelme güya feminist istekler!.. 'Nereden çıktı bu şimdi?
Neden Türk kadınları potansiyel Hülya Avşar imiş' gibi isyan edenleri duyuyorum. Ben de onlara diyorum ki, sokağa çıkıp dolaşın. İster parklarda yürüyüş yapın, ister akşamları eğlence yerlerinde oturup çevreyi gözlemleyin. Ama konuşun, her tür kadınla konuşun. Değişen düşünceler, bakış açılarını mutlaka göreceksiniz. İnce askılı penye bluz bile çok önemli bir simgedir. Türban ile uğraşan beyler acaba göğüs dekolteli kadınların ne kadar çoğaldığını görmüyor mu?
Neden Hülya Avşar yıllarca çok popüler kadın, neden en çok kazanan ve vergi veren sanatçı, daha açıkçası neden Türkiye'de genç kızlara örnek gösterilen 'rol model'? Veliahtı da Gülben Ergen!.. Bir düşünün hele. Kendinizi, ülkenizi göreceksiniz. Hülya Avşar yıllarca ikinci sınıf insan muamelesi gören kadınların isyanıdır. Hakkını alması sanki intikamı gibi. Evet kocasını affediyor çünkü....
Çok akıllı kadın. Yıllar boyu eşinin veya sevgilisinin en yakın arkadaşlarının ona nasıl baktığını gördü... Karısını çok seven erkeklerin beyninden geçenleri okudu. Küçücük bir umut verse, kocasının en yakın arkadaşının bavulunu alıp koşa koşa yanına geleceğini biliyordu. Yani yalan dostlukları, arkadaşlıkları, hayalleri ve namus showlarını... Neler gördü, duydu ve hissettti...
'Bütün erkekler böyle ise... Bizimki de farklı değil. Bari affedeyim' demiş olamaz mı? Kadınları da en az erkekler kadar tanıdı Hülya Avşar...
'Kendinizi kandırmayın, çevrenizle oynamayın. Benim gibi şimşekleri üzerinize çekersiniz ama dürüst olursunuz' dedi. Şimdi düşünüyorum da Hülya Avşar gerçekten dürüst. Hatta ahlak abidesi diye bilinen pek çok kadından daha çok.
Şu cümlemi altını çizerek okuyun. Sadece ilk yıllarında sahne ve sinema konusunda İbrahim Tatlıses'ten destek gördü. Daha doğrusu Tatlıses, kanatlarının altına alıp, kurda kuşa karşı korudu. Ama kimseye maddi-manevi çıkarı için 'eyvallah' demedi. Hiçbir erkek Hülya Avşar'ı parası, havası, gücü ile etkileyemedi. Bu noktaya tırnakları ile kaza kaza geldi. Kurtlar sofrasında gün geldi, oyunun kuralına uyup en büyük çakal oldu.
Gün geldi bir tavşan... Türk kadını için çok önemli kilometre taşı demiyeceğim, milattır Hülya Avşar. Türk kadınına neler getirdiğini ve götürdüğünü araştıran toplum bilimcisi varsa, yardıma hazırım. Hiçbir üniversite bilimsel araştırma ile bu bilgilere erişemez. |