Ünlü gazeteci Hakkı Devrim bu günkü yazısında bir ünlüye " PİÇ" yakıştırması yaptı... Hakkı Devrim'in yazısından da anlaşılacağı üzere bu kişi bir erkek... Yalaka mı yalaka, dedikoducu mu dedikoducu... Herkesin ak dediğine kara demekle gururlanan bir kişilik... Üstelik densiz ve her önüne gelen kadına da asılan bir zampara...
Bizim aklımıza bir isim geliyor ama biz de Hakkı usta gibi adını söyleyemiyoruz bu kişinin... Bakalım Hakkı Devrim'in yazısını okuyunca bu magazin dünyasının "Ömer Çip"ini tahmin edebilecek misiniz ?
İşte Hakkı Devrim'in "Kime «piç derler» bilir misiniz?" başlıklı yazısı...
" İlkokuldan sonra karma eğitim dışında kalmış, Kabataş Erkek Lisesi gibi adında bile erkekten söz edilen liselerde okumuş olanların daha kolay anladığı bir tariftir, şimdi bir kere daha tekrarlayacağım. Yanılmıyorsam, daha önce de ettiğim bir laf değil.
Yanımdaki dilimden anlayan biriyse eğer, birlikte yeni tanıdığımız bir üçüncü kişi hakkında düşüncemi ona şöyle anlatırım. (Bu girizgâha lüzum yok aslında, ama ne demek istediğimi anlamakta hanım okurlarımın bir müşkülü olur endişesiyle uzattım lafı.) Evet, o kişiyi göstererek derim ki:
– Bunun mekteplerdeki lakabı mutlaka «piç» olmuştur. Sor istersen!
(Lakap «takma ad» demek, bilirsiniz. Bir kimseye veya bir aileye çeşitli sebeplerle yakıştırılmış ikinci bir ad, çoğu zaman sıfattır. Asıl diyeceğim kelimenin söylenişiyle ilgili. «L» sesi incedir, ondan sonra gelen «a» seslisi de kısa telaffuz edilir. Laakap diye o «a»yı uzatanlar oluyor, ben de her seferinde düzeltiyorum.)
Oğlum Serdar'a da söylüyorum, hemen anlayıp o da gülüyor, «Bunun mutlaka Piç Ali'ydi mektepteki adı» dediğim zaman. Demek bu âdet onların zamanında da devam etmiş. Artık torunlara sormuyorum.
Oysa herkese göstermek istediğim biri var son zamanlarda. Gazetelerde, televizyonda ona her gün rastlıyorum. Her yaptığı, bizim o adla andığımız delibozuk sınıf arkadaşlarımızı hatırlatan bir tip. Ufak tefek, densizliği, münasebetsizliği marifet sanan bir velet. Kendinden pek emin. Herkesin ak dediğine kara diyebilmekle mağrur. Çevresinde bir kız görmesin, ya âşık, ya bulaşık!
Mevki, makam sahibi bir yabancı. Adını söyleyebilsem bana hak vereceğinizden hiç şüphem yok aslında. "